HAYAT BİLGİLERİ VE DERSLERİ Özel

Öğeyi Oyla
(24 oy)

T.Y.T.T.D.logosu

 

Fikret SİLLELİ

 

 

 HAYAT BİLGİLERİ VE DERSLERİ

 

           

             KURULUŞ 1953                                                                                                           

             Fikret SİLLELİ (1.Başkan Vekili)

           

 

 

                                                                 HAYATIN ALTIN KURALLARI

 

   Göğün her yerde mavi olduğunu anlamak için dünyayı dolaşman gerekmez. Bak,

 

aynı zamanda da baktığını gören ol. Geldiğin zaman boşluk dolduran değil, gittiğin

 

zaman yeri doldurulamayan ol. Her duyduğuna inanma, elindekinin hepsini harcama

 

ve istediğin kadar uyuma. Özür dilerken karşındakinin gözlerinin içine

 

bak. Evlenmeden önce az da olsa bir süre nişanlı kal. Asla başkalarının hayalleriyle

 

dalga geçme. Anlaşmazlıklarda dürüstçe savaş. Dedikodulara inanıp başkaları

 

hakkında karar verme.İnsanları yargılarsan, onları sevmeye zamanın

 

kalmaz. İnsanlara beklediğinden fazlasını ver ve bu işi yaparken kibar ol. Yavaş

 

konuş ama hızlı düşün. Şunu daima hatırla ki, büyük aşk ve büyük yatırım daima

 

büyük risk taşır. Eğer kaybedersen aklını yitirme. Üç S’yi unutma; Sevgi:

 

herkese, Saygı: kendine ve başkalarına, Sorumluluk: bütün hareketlerin için. Eğer

 

hata yaptığını fark edersen, hemen onu düzeltmeye bak, bile bile devam

 

 

etme. Şunu bil ki, bazen sessiz kalmak en iyi cevaptır. Sevdiklerinle tartışırken o

 

anı önemse, geçmişi kurcalama. Bilgi insanı şüpheden, iyilik acı çekmekten,

 

kararlılık korkudan kurtarır. Bol bol dua et. Büyük güç verir. Bazen istediğin şeyin

 

gerçekleşmemesi senin için talih olabilir. Şunu bil ki, karakterin senin hayat

 

programındır. Sınırsızca sev; her gönülde çiçek olacağına, bir gönülde buket

 

ol. Sevgi için kollarını kapalı tutma, sonra kendinden başka tutacak şey

 

bulamazsın. İçinden ne geliyorsa yap. Fıtri ol. Mutluluk sıkıntısız bir hayat değil,

 

onlarla başa çıkabilme kabiliyetidir.Gülmek için mutluluğu bekleme, sonra

 

tebessüm bile edemezsin…

 

         UFAK ŞEYLERİ DERT ETME

 

v    ERKENDEN KALKMAYA ALIŞIN!  

v    HAYATI OLDUĞU GİBİ KABUL EDİN!  

v    TENKİT ETME İSTEĞİNİZİ BASTIRIN!  

v    BIRAKIN ARA SIRA CANINIZ SIKILSIN!

v    RASTGELE İYİLİKLER YAPMAYA ÇALIŞIN!  

v    BAŞKALARINI SUÇLAMAYI ARTIK BIRAKIN!  

v    HERŞEYE HÂKİM OLMAYA ÇALIŞMAYIN!

v    KUSURSUZ OLAMAYACAĞINIZI KABULLENİN!  

v    SABRINIZI GELİŞTİRME EGZERSİZLERİ YAPIN!  

v    HER AN BİRŞEYLER ÖĞRENMEYE AÇIK OLUN!

v    KONUŞMADAN ÖNCE DERİN BİR SOLUK ALIN!

v    İNSANLARIN GÖZLERİNE BAKIN VE GÜLÜMSEYİN!  

v    BIRAKIN, ÇOĞU ZAMAN BAŞKALARI HAKLI OLSUN!

v    AYNI ANDA BİRKAÇ ŞEY YAPMAYA KALKMAYIN!  

v    BETERİN BETERİ VARDIR, HER HALİNİZE ŞÜKREDİN! 

v    OLAĞAN ŞEYLERDEKİ OLAĞANÜSTÜLÜĞÜ ARAYIN! 

v    BUGÜNÜNÜZÜ SON GÜNÜNÜZMÜŞ GİBİ YAŞAYIN! 

v    HERKESİN ONAYINI ALAMAYACAĞINIZI UNUTMAYIN! 

v    YAPTIĞINIZ İYİLİKLERDEN BAHSETMEMEYE ÇALIŞIN! 

v    BULUNDUĞUNUZ DURUMDA MUTLU OLMAYA ÇALIŞIN! 

v    ÖFKENİZ KABARMAYA BAŞLADIĞINDA 10’A KADAR SAYIN! 

v    SİZDEN BAŞKA HERKESİN BİLGİLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜN!  

v    BAŞKA FİKİRLERDE BİRAZ OLSUN DOĞRULUK PAYI ARAYIN!

v    HER GÜN BİRAZ VAKTİNİZİ, MİNNETTARLIK İÇİN HARCAYIN! 

v    GÖRDÜĞÜNÜZ HERŞEYDE YARADANIN İZİNİ UNUTMAYIN!

v    İNATLA SAVUNDUĞUNUZ İDDİALARI YUMUŞATMAYA ÇALIŞIN! 

v    KİMSENİN SÖZÜNÜ KESMEYİN, CÜMLESİNİ SİZ BİTİRMEYİN!

v    SAHİP OLMAK İSTEDİĞİNİZİ DEĞİL, ELDE ETTİĞİNİZİ DÜŞÜNÜN! 

v    DAHA FAZLASI DAHA İYİDİR, DİYE DÜŞÜNMEKTEN VAZGEÇİN!

v    HERKESİN FARKLI OLABİLECEĞİNİ ANLAYIN VE SAYGI GÖSTERİN!

v    UNUTMAYIN Kİ, İNSAN EDİNDİĞİ HUYLARDAN MEYDANA GELİR!

v    SEVGİ KAPASİTENİZİ GELİŞTİRİP, HAYATINIZI SEVGİ İLE DOLDURUN!

v    GERÇEĞİ OLDUĞU GİBİ KABUL EDİN, ÇÜNKÜ HAYAT ADİL DEĞİLDİR!

v    ÖLÜNCE, YAPILACAK İŞLER LİSTESİNİN DOLU OLACAĞINI UNUTMAYIN! 

v    UNUTMAYIN, 100 YILSONRA BURADA BAMBAŞKA İNSANLAR OLACAK!

v    OLUMLU VE OLUMSUZ DÜŞÜNCE KARTOPUNUN ÇIĞ GİBİ BÜYÜYECEĞİNİ VE

 

İLERDE DAĞ GİBİ MESELELER ÇIKACAĞINI GÖZÖNÜNE ALIN!

 

 

 

DERS 1:

 

BEYNİMİZ

 

Açık havada ve ayakta isek beynimiz  yüzde on daha fazla çalışmaktadır. Önemli

 

kararlar almadan önce yürümek faydalıdır. Yürürken kolların sallanması beyin

 

performansını olumlu etkiler. Yabancı dil öğrenmek beyni güçlendirir. Yeni

 

kelimeler öğrenmek ve konuşmalarımızda kullanmak faydalıdır. Ayrıca bulmaca

 

çözmek beynimiz için son derece gerekli bir spordur. Her gün yaptığımız işlere

 

farklılık kazandırmak önemlidir. Gideceğiniz yere farklı yollardan gidip eve farklı

 

yoldan dönmek gibi... Güzel görüntüler beyni ve zihni berraklaştırırken çirkin

 

görüntüler ahlaka aykırı görüntüler zihnin öğrenme güçlüğüne sebep olmaktadır.

 

Sesin ahengi de beyne faydalıdır. İyi bir uyku  temiz hava bol oksijen sağlıklı

 

düşünce için gereklidir. Sürekli televizyon izlemenin beyin performansının

 

düşürdüğü gözlemlenmiştir.

 

 

DERS 2:

 

HAYATIN YARINI YOK

 

Hayatın yarını yoktur. Ayrıca her gün kendi güncel gündemiyle geldiği için hayatın

 

gündemini yaşamaya hiç sıra gelmez iyisi mi Allah’ın sunumunu yaşama kararını

 

bugün verin  ve hemen yaşamaya başlayın. Yoksa hiç yaşayamadan ölme tehlikesi

 

var. Unutmayın ki hayatı para gibi biriktiremezsiniz. Salamura yapıp ya da

 

turşusunu kurup saklayamazsınız. Ya her anını yaşarsınız ya da ıskalarsınız. Her

 

şeyimiz yarına ertelenmiş  gibi... Yarın yaparım yarın gezerim yarın severim yarın

 

söylerim deyip duruyoruz ama beklediğimiz yarın bir türlü gelmiyor bu yüzden de

 

yapacaklarımızı yapamadan göreceklerimizi göremeden sevdiğimizi söyleyemeden

 

ölüp gidiyoruz bir önerim var hepimiz bu günümüzü hayatımızın son günüymüş gibi

 

yaşayalım. Bakalım kainat bize nasıl görünecek. Bakalım o zaman da hayatı

 

ıskalayabilecek miyiz?

 

 

KİBİR

 

İnsanoğlunun üzerinde en çirkin duran elbise kibirdir. Kibir büyüklenme kendini

 

büyük gösterme anlamlarına gelir. Kibre kapılan kimse kendisini başkalarından

 

büyük ve ayrıcalıklı görür ki bu da ilişkilerde büyük zararlar ortaya çıkarır. Kibir

 

sağlıklı diyaloglar kurulmasını önler. Kibirli kimseler toplumda sevilmez saygı

 

görmez ve hareketleri göze batar. Dinimiz kibri kötülemiş ve kibre kapılmamayı

 

tavsiye etmiştir. Şeytan insanların kibre kapılmasını ister. Oysa insanlar ne soyları

 

ne aileleri ne renkleri ne dilleri ne sosyal statüleri ne de gelirleri ile ölçülebilinir.

 

İnsanlar eşittir. Kimin kimden üstün olduğu Ahiret gününde Allah’ın karar vereceği

 

bir husustur. Gerçek insan benliğini ileri çıkarmaz kibre kapılmaz başkalarına her

 

zaman alçakgönüllü muamelede bulunur.

 

 

DERS 3:

 

DİLİNİ TUT

 


Dilin afetleri pek çoktur. Dilin sakınılması gereken bazı zararları şunlardır. Faydasız

 

sözleri konuşmak çok söz söylemek günah, çirkin sözler söylemek, lanet etmek,

 

alay etmek, sırları ifşa etmek -bu emanete ihanettir- ,yalan vaatlerde bulunmak,

 

gıybet etmek, birisinin sözünü aralarını bozmak için başkasına taşımak, insanları

 

hep met etmek ve yağcılık

 

 

Yapmak. İyi bilin ki dilin tehlikesi pek büyüktür. Bundan kurtuluş ancak sükût

 

etmekle susmakladır. Susmaya teşvik et. En uzun müddet hapsedilmesi tutulması

 

gereken şey dildir. Sükût etmek hikmettir. Kim ki iki çenesi arasındaki dilini

 

haramdan korur ve sükût ederse kurtuluşa erer.                                                                                                         

 

NOT:Sırrını söyleme dostuna, dostunun dostu vardır, o da söyler dostuna. (Yalnız,

 

derdini söyle dostuna.)

 

 

DERS 4:

 

ÜZÜNTÜ VE PROBLEMLER KARŞISINDA GÖL OLABİLİYOR MUYUZ?

 

 

Her şeyi düşünün gelişmeleri tahlil edin sonuçları çıkarın ama bunu yaparken daima

 

gülümseyin. Gülümsemek müthiş bir enerji kaynağıdır. Her türlü olumsuzluğun

 

üstesinden gelebilen müthiş bir güçtür. Hayattaki acılar tuz gibidir ne azdır ne çok.

 

Acının miktarı hep aynıdır. Ancak bu acının  acılığı neyin içine konulduğuna

 

bağlıdır. Acın olduğunda yapman gereken tek şey acı veren şeyle ilgili duygularını

 

genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak göl olmaya çalış. Hayat

 

hiçbir zaman ve hiçbir kimse için düz bir yol olmamıştır. Önüne çıkan her bir

 

tümsekte hayata dair algılaman da değişir. İşte budur dediğin her cümlede

 

atladığın her tümsekte değişir.  Geldiğin her yaş dilimi kendine ve yaşadıklarına

 

başka bir pencereden bakmayı öğretir. Ve bu süreç bize verilen yaşama süresi

 

boyunca devam  eder gider. Hayatına belli zamanlarda giren her şey ve herkes

 

senin büyümen anlaman ve daha da özgürleşmen için birer görevlidir. Görevlerini 

 

yapar ve kendileri de fark etmeden hayatımızdan çekip giderler. Allah hiçbir şeyi

 

döküntü olsun diye yaratmaz. Karşılaştığımız sevdiğimiz öfkelendiğimiz aradığımız

 

ve bulduğumuz her şey belki de yaşayacağımız diğer şeylerin alt yapısını oluşturur.

 

 Daima dikkatli olmalıyız...

 

 

 

 

DERS 5:

 

SIZLANMAK

 

Ona buna dert yanarız. Bu hareket sizi daha  da ümitsizliğe itecektir.

 

 

DANIŞMAKTAN ÇEKİNMEK

 

 

Danışmak derken birinci madde ile birlikte önüne gelene dert yanmaktan

 

bahsetmiyoruz. Adamakıllı sizi gerçekten empati ile dinleyebilecek, konunuzla ilgili

 

engin tecrübeleri olan önyargılı olmayan kişilerden bahsediyoruz.

 

 

 

SÜREKLİ KONUŞMAK

 

 

Konuştuklarımızın esiri konuşmadıklarımızın hükümdarıyız. Yerinde zamanında ve

 

basit bir anlatımla iletişim kurmayı deneyin.

 

SUÇLAMAK

 

Hep de kişileri konuşuruz bol bol dedikodu, yargılama, belki de bela savurma… Tüm

 

bu suçlanmaların bize dönüşü olacaktır, sakın unutmayalım.

 

 

SÜREKLİ DÜŞÜNMEK

 

Düşünmek fikir alışverişinde bulunmak çözüm aramak güzel şeylerdir. Fakat uzun

 

süre ve çıldırasıya  aynı konu üzerinde yol almak size yolu  da unutturur.

 

 

 

 

DERS 6:

 

 

YAKINLARINIZIN ANLAYABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMEK

 

Genelde tam tersi olur. Çevredeki ümitsiz yaklaşımlar enerjinizi daha da

 

sömürecektir.

 

 

KİŞİSEL MARKA DEĞERİNİ UNUTMAK

 

Çevrenizde cereyan eden hemen her şey sizin değerinizi yok saymaya ya da

 

alçaltmaya çalışır. Bir de siz kendinize bu kötülüğü yapmayın.

 

 

 

YÜZLEŞMEKTAN KAÇINMAK

 

Sürekli küçük ama etkili yüzleşmeler gerekiyor.

 

 

HEMEN BİR ÇÖZÜM BULUP KARAR VERMELİYİM

 

Acele ve sabırsızlıkla gelen zoraki yıpratıcı akıl dışı çözümler kimseye bir fayda

 

getirmez sakın aldanmayın.

 

 

VAZGEÇMEK

 

Yeniden planlamak denemek  sebat etmek, gayret etmek gereklidir. Hiçbir zaman

 

vazgeçilmemelidir.

 

 BUNLAR HAYATIN CİLVELERİDİR, SABIRLAR DİLERİM.

 

 

 

 

DERS 7:

 

KAHVALTI İHMAL EDİLMEMELİDİR.!

 

 

Vücudun sıhhatli olması için lüzumlu olan kan şekeri seviyesi akşam yemeği ile

 

sabah kahvaltısı arasında geçen uzun zamanda düşer. Her sabah karbonhidrat ve

 

proteince zengin bir kahvaltı yapmalıdır.

 

Vücudun ihtiyacı olan gıdaları alıp güne zinde bir şekilde başlamak ve gün içinde

 

verimli çalışmak için kahvaltı yapmak lüzumludur. Kahvaltıya vakit ayırmalı biraz

 

zaman kazanmak için veya biraz daha fazla uyuyabilmek için kahvaltı

 

aksatılmamalıdır.

 

Sağlıklı beslenme muafiyet bağışıklık sistemini güçlendirecek ve gelecekte  pek çok 

 

hastalıktan korunmasına yardımcı olacaktır. Kahvaltıda süt, yoğurt, peynir, zeytin,

 

yumurta; findık, ceviz, badem, kuru kayısı, kuru üzüm, yaban mersini gibi

 

kuruyemişlerin bir çeşidi veya taze meyvelerden yenilmelidir. Taze sıkılmış meyve

 

suyu ve ıhlamur gibi bitki çayları içilebilir. 

 

Çok sıcak yiyecek ve içecekler yemek borusu ve ağız içi kanserine yol açtığından

 

yemek soğutularak yenilmeli içecekler de sıcak içilmemelidir.

 

 

 

ZEYTİN

 

Adı Kuran’da da geçen bu meyve bilinen hiçbir zarar ve yan etkisi bulunmayan

 

dolayısıyla mutlak faydadan ibaret kabul edilen bir şifa deposudur. Uzun ömürlü

 

zeytin ağacı yaprağı gövdesinin kabuğu ve meyvesi ile şifa dağıtır. Başka hiçbir

 

besin maddesinde rastlanmayıp sadece zeytinde bulunan uçucu yağlar ve organik

 

asitler vardır.Yaprakları idrar söktürücü ve ateş düşürücü olarak kullanılır. Şeker

 

hastalığından tansiyona kadar birçok derde devadır. Zeytinyağlı sabunlar saç

 

dökülmesini önler saçın uzamasını sağlar ve onarır. Besleyici değeri çok fazla olan

 

zeytin bol miktarda bitkisel protein yağ A-C-E vitamini ile kalsiyum fosfor kükürt

 

klor ve magnezyum mineralleri içerir ve damar sağlığı için çok faydalıdır.

 

Ülkemizde de sadece yağ olarak kullanılmıyor olması ayrı bir güzelliktir.

 

Kahvaltılarımızın vazgeçilmez olan zeytinin ebadı önemli değildir. Az işlenmiş olanı

 

tercih edilmelidir. Kırma ve yeşil zeytin en az müdahalenin yapıldığı zeytin

 

çeşididir. Sonuç olarak bol bol zeytin yemeliyiz.

 

Anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az. 

 

 

 

DERS 8:

 

NAZARLA BAKMAK

 

 

Rabbimiz insanları öylesine büyük bir sanat gücü ile yaratmıştır ki iki insanın yüzü

 

bile tam olarak birbirinin aynı değildir.Her insanın yüzü diyerinden farklıdır ses

 

tonu diyerinden farklıdır gen yapısı birbirinden farklıdır.Bu durum Rabbü lalemin in

 

yaratışındaki üstünlüktür.Yüzü birbirine benzemeyen insanların bu sebeple kavka

 

etmesi ne derece manasız ise farklı halklardan olmak gerekçesiyle insanların

 

birbirine düşmanlık beslemesi bir başka halkı kavmi yahut milleti düşman bilmesi o

 

derece manasızdır.Bilmelidir ki halkların farklı dil konuşması farklı kültürlere sahıp

 

olması Allahın lutfudur ayrılık vesilesi değildir.Eğer bütün insanlar ayni halktan

 

olsaydı ayni dili konuşsaydı yeryüzü siyah beyaz bir hal alırdı.Bu bilinçle her halkın

 

taşıdığı farklılığa Allahın gücününbir tacellisi olarak bakmak ve onları birbirinden

 

ayırmamak birine üstünlük  diğerine alçaklık izafe etmemek gerekir.Unutmamak

 

lazımki İslam takvadan başka üstünlük tanımaz.

 

 

 

 

BAZI SÖZLER

 

Dünyada iyilikten daha ağır yük yoktur.Sana bir iyilik eden seni  bağlamış olur sana

 

eziyet eden de seni azat etmiş olur.

 

                                      - 5 şeyin ıslahı 5 şeydedir:

                                        1- Çocuğun; mektepte

                                        2- Gencin; ilim tahsilinde

                                        3- İhtiyarın; mescidte

                                        4- Kadının; evde

                                        5- İnsanlara eziyet edenin de; hapishanededir.

 

 

 

9.DERS: 

 

VESVESEYE MAĞLUP OLMAMAK İÇİN

 

 

İnsan kalben ve fikren İlahi hakikatlere bakıp düşündüğün zaman bilhassa namaz ve

 

ibadet esnasında gerek şeytan tarafından gerek nefsi tarafından pek fena pis ve

 

çirkin vesveseler hatıralar sinekler gibi kalbe akla hücum ederler bu gibi havai

 

vehmi ve çirkin şeylerin defiyle uğraşan adam o vesveselere mağlup olur.Ancak

 

onları mağlup edip kaçırmak çaresi müdafaayı terk edip onlarla

 

uğraşmamaktır.Evet onlarla uğraşıldıkça onlar hücumlarını artırırlar.Onlara

 

karışılmadığı taktirde insanı terk eder giderler .Hem de o gibi vesveselerin ne ilahi

 

hakikatlere ve ne de senin kalbine bir mazarratı yoktur.Evet pis bir menzilin

 

deliklerinden semanın güneş ve yıldızlarına cennetin gül ve çiçeklerine bakılırsa o

 

deliklerdeki pislik ne bakana ve ne de bakılana bulaşmaz ve fena bir tesir etmez .

 

 

 

HAYAT VARSA ÜMİT DE VAR

 

 

Acı çekmek iyidır.İnsanı alçak gönüllü ve merhametli yapar.Hala düne bağlıysanız

 

bugün hiçbir yere gidemezsiniz.Karanlığın ortasında durup sanki tamamen

 

aydınlıktaymış gibi davranmak zaferdir.

 

İnatçı terslikler bazı kimselerin kaçmasına bazılarının ise rekorlar kırmasına neden 

 

olur.

 

Duaların kanatlarıyla sıkıntılarımız uçup gider,

 

Tünelin karanlığından şikayet etmeden önce dağlardan geçen kestirme bir yol

 

olduğunu hatırlayın.

 

HAYAT VARKEN ÜMİT DE VARDIR.

 

 

 

DERS 10:

 

GÖRGÜ KURALLARI

 

 

Hatalı bir davranış dolayı özür dilemek büyük bir erdemdir.Özür  dilemek küçültücü

 

bir hareket değildir. İnsanlara bize yaptığı iyilik için teşekkür etmek de zorunlu bir

 

inceliktir.Teşekkür etmek karşıdan gördüğümüz ikramı yapanı memnun eder.Bize

 

uzatılan bir eli oturduğumuz yerden tutmak kaba bir davranıştır.Erkeklerin toka

 

yapmak için ayağa kalkmaları nezaket kuralları gereğidir.Ayrıca kapıdan geçerken

 

yanımızdakini buyur etmek misafirimizi oturmadan oturmamak misafir yemeğini

 

bitirmeden sofradan çekilmemek önemli görgü kurallarındandır.

 

 

 

 

ÖRNEK BİR HİKAYE

 

 

Keçecizade Fuat paşa Avrupa da iken bir ziyafete katılır.Çeşitli ülkelerin vezir

 

sefir ve devlet erkanıyla sohbet ederken içlerinden biri küçümsemek için efendim

 

Osmanlı ülkesine gittiğimde onların ortaya koydukları bir kaptan toplu olarak

 

yediklerini yemekleri kendi tabaklarına ayırmadıklarını görmüştüm der.   Fuat

 

paşa bu sözlere karşılık Ben de bir anımı anlatayım.Küçüklüğümde sık sık dedemin

 

çiftliğine giderdim .Akşam olup da koyun sürüleri gelince hepsi yemlikteki

 

yemlerini sessiz sakin yer  sularını da itişip kakışmadan büyük yalaktan içerlerdi.

 

Ama gelgelelim köpeklerin yemleri bir kaptan verilince birbirleriyle dalaşır kavga

 

ederlerdi.Onun için çobanlar her bir köpeğin yemeğini ayrı ayrı kaplara bölerek

 

vermek zorunda kalırdı diyerek adama anlayacağı dilden cevap verdi.

 

İngiliz büyükelçisi de evlerin dış duvarlarına asılan   [ YA—HAFİZ ] Ey muhafaza

 

eden levhalarını görünce bunların ne olduğunu sormuş

 

 

Fuat Paşa şöyle cevap vermiş..O. Gördükleriniz Osmanlı sigorta şirketinin

 

levhalarıdır. BUGÜNLÜK BUKADAR  anlayana sivri sinek saz anlamayana davul

 

zurna az.

 

 

 

 

DERS 11:

 

SEVGİDE ÖLÇÜ

 

 

Sevgi yüce bir duygudur. Sevmeyi bilmeyen kişinin durumu zavallılıktır. Bununla

 

birlikte insan sevgide aşırılığa düşmemelidir. Bazan sevgi karşı taraftan aynı

 

ölçüde karşılık görmez. Bu durumda seven kişi yıkılır ve sevdiğine düşman olur.

 

Oysa ifrat ve tefritten kaçınarak sevmek gereklidir. Kişi sevdiğinin de ayrı bir

 

hayatı olduğunu onun bir başka insan olduğunu ve onun hayatına hakim

 

olunamayacağını bilmelidir. Sevgili Peygamberimiz de sevgide itidalli olmayı

 

önermiştir.

 

 

 

 

TEŞEKKÜR ETMEK

 

 

Teşekkür bir nezaket ifadesidir.Birçok kapıyı açar karşımızdakini memnun eden

 

tesirli bir sözdür. Bize yapılan bir iyilik karşısında teşekkür etmek karşımızdaki

 

insana emeğinin boşa gitmediğini bildirecektir.Mesela sabahtan akşama kadar

 

çalışmaktan bunalmış birine teşekkür etmek belki onun bütün iş stresini ortadan

 

kaldıracaktır.Teşekkür hayatı kolaylaştırmanın yanında çok kolay bir iyilik yoludur

 

da Allaha şükretmek insanın önemli bir vazifesidir. Bu vazifeyi yerine getirebilmek

 

için insanlara teşekkür etmeyi de öğrenmek gerekir. İnsanlara teşekkür ederken

 

de asıl teşekkür edilmesi gerekeni unutmamak lazımdır. Cümle iş onun takdiriyle

 

onun rızasıyla gerçekleşir. Kültürümüzde teşekkür ifade eden bir çok kelime

 

vardır yerine göre sıcak ve samimi bir tebessüm bile teşekkür manasına gelir .

 

Bazen da sağ ol cümlesiyle bu duygu dile getirilir. Allah razı olsun cümlesi de

 

bizim kültürümüze has güzel bir teşekkür ifadesi ve çok önemli bir duadır.  

 

 

 

ÖZLÜ SÖZ

 

Dünyevi arzuları ve hırsları artan buna karşılık ahret kaygısı azalan ve bu duruma

 

memnun olan birini gördüğünde bil ki bu kişi yüz üstü süründüğü halde farkına

 

varmayan aldanmış biridir.

 

 

 

BROKOLİ'NİN FAYDALARI

 

 

Brokoli kansere karşı koruyucu olarak bilinen hücreleri gençleştiren bir sebzedir.

 

Çokça kalsiyum içerdiği için kemik erimesine karşı etkili olan mineral ve demir

 

eksikliğini gideren tam bir vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında akciğer

 

kanseri ve bağırsak kanseri çok nadir görünür

 

 

BU SEBZEYİ BOL BOL YEMELİYİZ.

 

 

 

 

DERS 12:

 

 

İnsanın erdemlerin en güzeli olan dostluk ilişkisi hayatı anlamlandıran sosyal

 

ilişkilerin de en önemlisidir. Akrabalarımızı seçip belirleyemeyiz fakat dostlar

 

bizim tercihimizdir. Dostluğun en önemli özelliği dünyevi ve maddi sebebe

 

dayanmıyor olmasıdır. Kişinin bir başkasını kalben çıkarsız ve pazarlıksız sevmesi

 

dostluktur. Bu sebeple dostluk ilişkisi içine menfaati sokmamak gerekir. Hayır  ve

 

iyilik yolunda birlikte yürüdüğümüz insanlar arasından seçeceğimiz dostlarımızın

 

ahret de bizimle olacağını ümit ederiz. Peygamber Efendimiz [ sallallahu aleyhi

 

vesellem ] Kişi arkadaşının dini üzeredir buyurmuştur. Dostu iyiler Allaha yakın

 

olanlar elinden ve dilinden hiç kimsenin zarar görmediği kişiler arasından seçmek

 

gerekir. Dost vardır dostunun elinden tutup onu felakete götürür cehenneme

 

sürükler. Dost vardır kişinin önüne düşüp onu aydınlığa feraha doğruluğa ve

 

selamete götürür. İnsanın hayatını lüzumsuz zararlı kişilerle geçirmesi BÜYÜK

 

FELAKETTİR.

 

 

ET PİŞİRİRKEN DİKKAT EDİLEÇEK HUSUSLAR

 

 

Etin en sağlıklı tüketilme şekli haşlamasıdır. Haşlanılan etin lezzetli olması için

 

önce suyun kaynatılması gerekir. Soğuk suya konularak haşlanan et lezzetsiz olur.

 

Haşlama esnasında yüzeye çıkan köpük alınmazsa etin rengi matlaşır lezzeti

 

bozulur. En iyi haşlama boyun kısmından olur. Etin haşlandığı suya bir soğan ve

 

birkaç karanfil atılması lezzetini artırır. Izgara etin üzerine de biraz zeytinyağı

 

sürülürse yumuşak olur.

 

 

AFİYETLE YEMESİ SEVAP OLUR.

 

 

 

DERS 13:

 

UZUN EVLİLİĞİN SIRLARI

 

 

Evliliğin uzun ömürlü olması için sevginin ölümsüzlük boyutu yakalanmalı Bu da

 

ancak ebedi hayat arkadaşlığı düşüncesiyle mümkün. Mutluluk ise problemler

 

karşısında eşin iyiliklerini unutmayıp gönül evini paramparça etmemek ve senin

 

için her şeyi yapıyorum hala iyiliğimi bilmiyorsun dememekte gizli.

 

Son yıllarda aile çözülüyor. Evlilikler nisan yağmuru kadar kısa sürüyor. Aile

 

 

fertleri bir hiç yüzünden harman gibi etrafa savruluyor. Modemiz in getirdiği

 

problemler pembe diziler ve yanlış kullanılan internet ailemize büyük darbe

 

vuruyor. Bu nedenle ailemizi ayakta tutan manevi değerlerimiz umarsız eller

 

tarafından çalınıyor. Güzel duygularımız yüreğimizden söküp alınıyor. Vefa kör

 

kuyulara saklanıp sevda çıkmaz sokakların yokuşlarında kayboluyor. Peki öyleyse

 

ne yapmalıyız Gemiler karadan yürütülmeli. Fatih sultan Mehmet in gemileri

 

karadan yürüttüğü gibi. Eslerde evlilik gemisini hiç olmazsa denizde yürütme

 

zahmetine katlanmalı. Akıl defterine şu notu düşmeli. Hayatta hiçbir şey kolay

 

elde edilmiyor. Sevginin ölümsüzlük boyutu yakalanmalı. Evliliğin uzun ömürlü

 

olması için sevginin ölümsüzlük boyutu yakalanmalı. Bu ise ancak ebedi hayat

 

arkadaşlığı düşüncesiyle mümkündür. Yoksa kısacık dünya hayatına münhasır olan

 

sevgi buz üstündeki yazı gibidir. İlk güneş ışığıyla eriyiverir.Vefa kör kuyulara

 

saklanmamalı vefa değer ve kıymet bilmektir. Problemler karşısında eşinin

 

iyiliklerini unutmayıp onun gönül evini paramparça etmemektir.

 

 

Allah ım bizi dünya fitnesinden ve açısından kabir darlığından ve azabından

 

kurtar. AMİN.

 

 

 

ÇOCUK EĞİTİMİ :

 

 

Çocuklarımızın gelişecekleri ve şahsiyet kazanacakları oyunlar oynamalarını teşvik

 

etmeliyiz. Çeşitli spor dallarıyla meşgul olmalarını sağlamak gelişmeleri açısından

 

faydalıdır. Onlara doğru olmayı öğretmeli bunun için onlara asla yalan

 

söylememeliyiz.Aksi halde onların gözünde yalanın meşrulaşmasına sebep oluruz.

 

 

Özellikle babaların evlatlarına karşı vazifeleri arasında onlara güzel isimler

 

vermek kulaklarına ezan okumak helal rızıkla beslemek doğru ve güzel şeyler

 

öğretmek vardır. Çocuklarımız gönül meyvelerimizdir. Biz onlar için yumuşak

 

döşek ve gölge yapan semaız. Onlar için her türlü zorluğa katlanırız. Onlar isterse

 

ver küserlerse hoşnut et. Sevgileri seni memnun eder.Çalışkanlıkları da seni

 

sevindirir.Üzerine ağırlık veren bir yük olma. Yoksa hayattan bıkar ve sana

 

yaklaşmaktan tiksinirler unutmamalıyız ki her çocuk tertemiz bir fıtrat üzere

 

doğar. Onları iyi veya kötü yapan aileleri ve çevreleridir.

 

EDEP AKLIN SÜRETİDİR.

 

 

 

PORTAKAL

 

 

Diğer turunçgiller gibi şifalı olan portakal ateş düşürücü özelliğe sahiptir.

 

 

 

Hastalanmadan önce tüketilmesi koruyucu etkisinden yararlanmaya imkan

 

 

verir.Hastalandıktan sonra yenilen portakal hastalığın seyrini

 

 

etkilemez.Portakalda  A-B-C vitamini ve fosfor bulunur.Sinir zafiyetini giderir.

 

 

Portakal ağızdaki mikropları da öldürür. Hasta ve çocukların kansızlığını

 

 

giderir.Kan içindeki zararlı maddelerin temizlenmesini sağlar. Yemeklerden sonra

 

 

yenilecek bir portakal hazmı kolaylaştırır. Kandaki şeker seviyesinin düşmesine

 

 

yardım eder. Portakal şeker hastaları için hem bir gıda ham de ilaç vazifesi

 

 

görür. Günde iki –üç  adet yenilebilinir.

 

 

 

 

ŞİFALAR OLSUN.

 

 

 

 

                                                    

DERS14:

 

GIYBET BÜYÜK GÜNAHTIR

 

 

 

Müslüman kardeşini zaruret olmadan işittiğinde hoşlanmayacağı şeyle anmak

 

gıybettir ve büyük günahtır Bir kimsenin bedeninde nesebinde soyunda

 

ahlakında işinde sözünde  dininde dünyasına ait hususlarda noksanını hatta

 

elbisesindeki kusurunu arkasından söylemek gıybettir. Bir kimseyi hoşuna

 

gitmeyecek şeyle anmak üç türlü olur. Gıybet bühtan (iftira) ifk(yalan) bunların

 

üçünün de hükmü Allahın kitabında beyan olunmuştur.Gıybet bir kimsenin

 

noksanlıklarını söylemendir.Bühtan onda olmayanı söylemendir. İfk ise sana

 

onun hakkında gelen her şeyi aslını araştırmadan başkalarına

 

söylemendir.

 

 

Bunların üçü de bütük günahtır. Zira bunlar dünyadan bereketin kaldırılmasına

 

ve alemin nizamının bozulmasına sebeptir.Allahü Teala gıybet edenin günahını

 

ise gıybet ettiği kişi bağışlamadıkça bağışlamaz.

 

 

Yalnız şu yerlerde gıybete müsaade vardır. Zulme uğrayanın hakkını almak için

 

halini arz ederken şu kimse bana şöyle zülüm etti demesi caizdir. Münkeri

 

doğrutmak için Mesela. Şu kimse şöyle fena bir iş yapıyor.benim düzetmeye

 

güçüm yetmiyor sen düzelt diye gücü yetene söylemek.

 

 

Fetva sormak için Mesela .Bir kimsenin müftüye gidip falan kimse bana

 

zulmedip şöyle yaptı ve hakkımı vermedi nasıl alırım diye sorması caizdir.

 

 

Müslümanları ikaz için fasıkların ve bidat sahıbi kimsenin aşikar işlediği fenalığı

 

söylemek lazımdır. Bir kimseyi tarif etmek için müşhür olan lakabıyla anmak da

 

caizdir.

 

 

HER ZAMAN EZANA SAYGI GÖSTERELİM...

 

 

 

 

DERS 15:

CENAZEYİ DEFİNDEN ÖNCE BAZI VAZİFELER

 

Ölen bir Müslümanı  yıkamak kefenlemek ve üzerine namaz kılıp bir kabre defnetmek

Müslümanlar için bir farz-ı kifayedir. İnsanlar bu farzı yapmadıkları zaman bundan

hepsi Allah katında mesul olurlar.Müslüman ölülerini hayır ile anmak onların güzel

hallerini söylemek ve kötülüklerini söylemekten kaçınmak Müslümanlar için

vazifedir.Bir hadis-i şerifte: Ölülerinizin güzel hallerini yad ediniz, kötülüklerini

söylemekten çekininiz buyrulmuştur. Ölmek üzere olan kimseyi, bir güçlük yoksa

kıbleye doğru sağ yanı üzerine çevirmek müstehabdır. Başı biraz yükseltilerek arkası

üstüne ayakları kıbleye doğru da yatırılabilir. Bu halde yüzünün kıbleye yönelmiş

olması için başı biraz yukarı kaldırılır. Ölmek üzere olan kimseye yanında daha ruhu

boğazına çıkmadan tevhid (la ilahe illallah Muhammedün Resüllullah) ve şahadet

kelimeleri (Eşhedu en la ilahe illellah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve

Resülüh) okunur, fakat sen de söyle, diye zorlanmaz hasta bu kelimeyi bir defa okuyup

başka bir şey söylemezse telkine son verilir. Böylece son sözü tevhid kelimesi olur.

 

Ölmek üzere olanın yanında Yasin ve rad sürelerini okumak müstahabdır.

 

İnsan ölünce gözleri yumdurulur,çenesi bir bez ile çekilip ağzı kapatılarak tepesinden

bağlanır. Ölünün yanında güzel kokulu bir şey bulundurulur. Yıkanmadıkça yanında

kuran okunmaz, okunması mekruhtur. Fakat başka bir odada kuran okunabilir.Ölünün

komşularına ve yakınlarına vefat haberi verilir.Bunlar da ölüye karşı son vazifelerini

yapmaya koşar, sevap kazanırlar. Cenazelerin bir an önce  yıkanması teçhiz ve

tekfinlerinin yapılması (kefenlenip hazırlanması) ve kabirlerine konulması

müstehabdır. Cenazeyi teşyi (arkasından mezara kadar takip) etmek sünnettir. Bunda

büyük sevab vardır.Hatta akrabadan veya komşulardan veya iyi halleri bilinmiş

zatlardan olan bir cenazeyi takip etmek, nafile ibadetten daha faziletlidir.

 

KUL, GÖREVİNİ YAPARSA SEVAP KAZANIR.!

 

 

 

DERS 16:

SAĞLIĞA DİKKAT

 

 

İyi uyuyun uykunun kalitesi süresiyle ilgili değildir,rahat ve vakitli bir uyku

bedeni ve zihni dinlendirir.Öfkenizi kontrol edin öfke beyne ve kalbe

yüktür.Yapmanız gereken işler arasında bir seçim yapın ve size hangisi daha

fazla zevk veriyorsa ve hangisi gerekliyse onu yapın insanlarla dertleşin,

konuşun ve onların sorunlarını öğrenip yardımcı olun. Başkalarına yardım

etmek başarı duygusunu ve kendine saygıyı destekler. Başkalarının dertlerini

gördükçe kendi sorunlarınızın ne kadar önemsiz olduğunu anlaya bilirsiniz.

 

Gülümsemeyi, şakalaşmayı ihmal etmeyin. Vakar çerçevesinde hayatınıza

mizahı katın. İşlerinizi ve ihtiyaçlarınızı listeleyin. İbadeti eda edip aradan

çıkartılacak bir iş olarak görmeyin, ibadetin huzur bulma yolu olduğunu

unutmayın. İman eden ve inanan bir insan olarak dünyanın gelip geçici

olduğunu, bizden önce nicelerinin de üzülüp sıkılıp yaşadığını ama sonunda

dünyayı terk ettiğini aklından çıkarmayarak dünyaya layık olduğundan fazla

önem vermeyin.

 

                        

 

 

NASİHATLAR:

 

 

1-Zenginliğin en iyisi, akıl zenginliğidir.

2-En büyük fakirlik, ahmaklıktır.

3-En büyük yalnızlık, kendini beyenmektir.

4-En büyük şeref, güzel ahlaktır.

5-Ahmakla arkadaş olmaktan sakın, sana faydalı olmak isterken zararı

dokunur.

6-Yalancıyla arkadaş olmaktan sakın, çünkü o sana uzağı yakın, yakını

uzak gösterir.

7-Cimriyle arkadaş olmaktan sakın, çünkü o kendisine en  çok ihtiyaç

duyduğunda senden uzaklaşır.

8-Fasıkla arkadaş olmaktan sakın, çünkü o değersiz bir şeye seni satar.

9-Saçlar için besleyici karışım:

Bir yumurta sarısı, bir çay bardağı denmenmiş çay, bir çorba kaşığı badem yağı

ve iki damla limon suyunu bir kapta karıştırın saç diplerinize sürüp masaj

yaparak iyice yedirin. 10-15 dakika bekleyip şanpuanla yıkayın, göreceksiniz

saçlarınız gürleşecektir.

 

 

 

 

 

DERS 17:

İSTİŞARE EDEN PİŞMAN OLMAZ

 

 

Bir iş hakkında bazı kimselerin görüşüne müracaat etmeye, onlara danışmaya ve fikir

 

alışverişinde bulunmaya istişare denir.Bir yerde toplanıp istişarede bulunan topluluğa

 

şûrâ ; kendisiyle istişare edilen kişiye müsteşar denilir. İstişare edilecek kimse

 

güvenilir ve hayırsever olmalıdır. Kanaatinin aksine fikir beyan edip karşısındakini

 

aldatan hainlik etmiş olur. Danışılan şey kendisine ait olsa kendi hakkında ne

 

düşünüyorsa başkası hakkında da öyle düşünüp fikir beyan etmelidir. Peygamber

 

Efendimiz(s.a.v) Her kim, kendisiyle istişarede bulunan, danışan kardeşine bildiği

 

halde hayrın ve doğrunun aksine bir şey söylerse, fikir beyan etse şüphesiz ona

 

hıyanet etmiş olur. Buyurmuşlardır.

 

 

Dinin esaslarına ait hususlarda istişareye izin yoktur.Hakkında kat i delil bulunmayan

 

yerlerde;dünya işleri, idari ve ictimâî meselelerde istişare sünnettir. Âyeti kerimede

 

Peygamber Efendimize s.a.v Ashabıyla istişarede bulunması emredilmiştir.Bu emir

 

Peygamber Efendimizin onların görüşlerinden istifade etmesi için değıldir. Onların

 

akıllarının fikirlerinin derecesini bilmesi ve kendilerine olan sevgi ve muhabbetini

 

anlaması içindir onlarla istişare ederek onlara olan muhabbetini göstermiş ve onların

 

kıymetini arttırmıştır. Dünya işlerinde ve idari işlerinde hatta hususi işlerinde bile 

 

Ashabıyla istişarede bulunurlardır. Bir hadisi şerifte hiçbir topluluk istişareden zarar

 

görüp helak olmamıştır. İstişareyi terk etmek ise helake sebep olur. Buyurmuşlardır.

 

Allahü Teala Resülullaha istişare yapmayı emir buyurması ümmeti için istişarenin

 

lüzumunu ve ehemmiyetini bildirir. İstişarenin ne kadar mühim olduğunu şu hadisi

 

şerifler göstermektedir.

 

 

İSTİHARE EDEN MARUM OLMAZ; istişare eden pişman olmaz iktisat eden israf edmeyen

 

fakirlik sıkıntısı çekmez. BİR MİLLET İSTİŞARE YAPTIKÇA İŞLERİNİN EN DOĞRUSUNA

 

YOL BULMUŞ OLUR.

 

 

DAİMA BİRBİRİMİZLE DEVAMLI İSTİŞARE YAPALIM.     

 

 

 

                                                        DERS 18:

 

ZEMHERİ Mİ OLUR YAHUT BAHAR MI,

UZUN YOLCULUĞA ÇIKACAĞIM GÜN

KIŞIN ÜŞÜR MÜYÜM TOPRAK ALTINDA

BİTİNCE DÜNYADA TATTIĞIM SÜRGÜ

KİM AĞLAR ARDINDAN KİM KALIR ÜZGÜN

HAYATIM FİLM GİBİ GEÇER GÖZÜMDEN

SONRA DA GÜNAHLAR DAĞ GİBİ BÜYÜR.

SEVAP YOK BAKARIM SEFER ASIMA

ÖLÜRSEM DİYORUM BİR GÜN ÖLÜRSEM

GELİR Mİ SEVDİĞİM HERKES YASIMA

YAVAŞ YAVAŞ TİTRER DURUR DİZLERİM..

FERİNİ YİTİRİP SOLAR GÖZLERİM

ÖLÜM TRENİNE BİNDİĞİM Z<AMAN

BOŞ KALIR KOLTUĞUM EVDEKİ YERİM...

GEÇTİĞİM YOLLARDA DURUR İZLERİM...

TEV BE SİZ GÜNAHLAR DÜŞER AKLIMA

ÇELİK ÇOMAK İLE GEÇMİŞ SENELER...

TEV BE İÇİN AÇILMIŞ MI ELLER

ÖLÜM BİR SOĞUK DUŞ BİR YAMAN SIZI

GİDENİN KAYARMIŞ DÜNYASI.

 

 

 

Okunma 5628 defa
Bu kategoriden diğerleri: GENEL BAŞKAN'IN KONUŞMASI »
Yorum eklemek için giriş yapın